Program Demo

ÜCRETSİZ TANITIM

Aymet Yazılım'ın muhasebe programları; ön muhasebe programı, genel muhasebe programı, ticari muhasebe programı ve hızlı satış - perakende programı, e-ticaret sitesi, mobil uygulamalar ve çeşitli alanlardaki ürünlerini ücretsiz olarak deneyebilmek ve online yada işyerinizde ücretsiz tanıtım yapabilmemiz için lütfen
telefon numaranızı bırakın sizi arayalım!

Çözümlerimiz

ÇÖZÜMLER
50'den fazla sektör için yazılımlarımız:

Genel Muhasebe Programı

Ön Muhasebe Programı

Hızlı Satış Programı

Mobil Raporlama

E-Ticaret Sitesi

ERP Yazılımı

ve çok daha fazlası ...
Neden Biz

NEDEN BİZ

Bizi tercih etmeniz için ürünlerimiz ve hizmetlerimizle ilgili bir çok avantajdan bazıları: Benzer ürünlere kıyasla çok daha hesaplı ve kaliteli ürünler, kullanıcı dostu kolay kullanışlı programlar, her zaman sizin hizmetinizde olan güçlü teknik destek ekibi, 25 yıllık deneyim, size özel çözümler ve daha birçok avantaj! Muhasebe programları, e-ticaret, hızlı satış ve perakende, mobil uygulamalar, özel yazılımlar ve profesyonel hizmetlerimizle ilgili bilgi almak için lütfen Neden Biz sayfamızı ziyaret ediniz.



İşletmenin Muhasebesiyle İlgili Olmayan Ticari Defterlerin Elektronik Ortamda Tutulması Hakkında Tebliğ ile, 1 Temmuz 2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzereaşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır.1.1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Ticaret siciline tescil edilen kollektif, komandit, anonim, sermayesi paylara bölünmüş komandit ve limited şirketler ile kooperatiflere; pay defteri, yönetim kurulu karar defteri,müdürler kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defterini elektronik ortamda tutma zorunluluğu getirilmiştir.2.1 Ocak 2026 tarihinden itibaren kuruluşu ticaret siciline tescil edilen bu şirketlerde defterler, şirketin ticaret siciline tescili ilebirlikte eş zamanlı olarak sistemde oluşturularak aktif hale getirilecektir. 3.Bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri, tüketici finansmanı ve kart hizmetleri şirketleri, varlık yönetim şirketleri, sigorta şirketleri, anonim şirket şeklinde kurulan holdingler, döviz büfesi işleten şirketler, umumi mağazacılıkla uğraşan şirketler, tarım ürünleri lisanslı depoculuk şirketleri, ürün ihtisas borsası şirketleri, bağımsız denetim şirketleri, gözetim şirketleri, teknoloji geliştirme bölgesi yönetici şirketleri, 28/7/1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa tabi şirketler ile serbest bölge kurucusu ve işleticisi şirketlerin kuruluşları, 1 Temmuz 2025 tarihinden itibaren elektronik ortamda defter tutma yükümlülüğü kapsamına girmektedirler. Bu şirketler, yükümlülüğün doğduğu tarihten itibaren en geç iki ay içinde Tebliği Eki-1’deki örneğe uygun düzenlenen bir kararla birlikte notere başvurarak fiziki defterlerin kapanış onayını yaptırmak zorundadırlar.4.Tebliğ, halen faaliyette bulunan ticaret şirketlerine karar defterlerini elektronik ortamda tutma zorunluluğu getirmemektedir. 5.Defterlerini elektronik ortamda tutmaya başlayan şirketler, her ne sebeple olursa olsun söz konusu defterlerini yeniden fiziki ortamda tutamayacaklardır. 6.Sistemde oluşturulan defterler üzerinde işlem yapma yetkisi, şirket yönetim organı veya yönetici ortaklar tarafından yönetim organı üyeleri, yönetici ortaklar veya üçüncü kişiler arasından belirlenecek sistem kullanıcısına aittir. Sistem kullanıcısı olarakbirden fazla kişi belirlenebilecektir.7.Sistem kullanıcısı, şirketin kuruluşunda Tebliğ Eki-2’deki örneğe uygun olarak fiziki ortamda hazırlanan veya MERSİS üzerinden elektronik ortamda oluşturulan ve şirket sözleşmesinde belirlenen yönetim organı üyeleri veya yönetici ortakların tamamı tarafından onaylanan bir formla belirlenir.8.Fiziki olarak defter tutan şirketlerin elektronik ortamda pay defteri tutmaya başlayacağı durumlarda fiziki pay defterinde yer alan güncel durumu gösteren kayıtlar Kullanıcı tarafından elektronik pay defterine aktarılır.9.Elektronik ortamda tutulan defterler için açılış ve kapanış onayı aranmaz.10.Sistem üzerinde oluşturulan defterler şirketlerin kullanımına hazır halde elektronik defter dosyası formatında Ticaret Bakanlığı’nın bilgi sisteminde muhafaza edilir.11.Sistemde, tüm işlemler kayıt tarihlerine göre üzerinde herhangi bir değişiklik yapılamayacak şekildekayıt altında tutulur.12.Elektronik genel kurul ve yönetim kurulu sistemleriyle entegrasyon sağlanana kadar elektronik ortamda düzenlenen kararlar Ticaret Bakanlığınca duyuru yapılana kadar sistem kullanıcısı tarafından Sisteme aktarılacaktır.Defterlere kayda dayanak fiziki karar tutanakları ve ilgili diğer belgelerin istenildiğinde ibraz edilmek üzere muhafaza edilmesi zorunludur.
2025 yılında zorunlu fatura düzenleme sınırının tutarı 9.900 TL’dir. Bedeli 9.900 TL’den az olsa dahi istenmesi halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir. Vergi mükellefi olup fatura vermeyen ve almayanlara ilk tespitte 14.000 TL Türk lirasından, sonraki tespitlerde Vergi Usul Kanununa bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tutarlardan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilmektedir. Özel usulsüzlük cezasına tabi fiillerin, belgeleri almak zorunda olanlar tarafından, idarenin bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken süreyi takip eden beş iş günü içerisinde idareye bildirilmesi durumunda, alıcı adına özel usulsüzlük cezası kesilmemekte, belgeleri düzenlemek zorunda olanlar adına özel usulsüzlük cezası üç kat olarak uygulanmaktadır. Vergi mükellefi olmayanlara almadıkları her bir fatura için 7.000 TL özel usulsüzlük cezası kesilmektedir. Bu kişiler tarafından, idarenin bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken tarihi takip eden beş iş günü içerisinde belgenin düzenlenmediğinin idareye bildirilmesi durumunda, bunlar adına özel usulsüzlük cezası kesilmemektedir. 2025 yılında 33.000 TL’nin altındaki özel usulsüzlük cezaları uzlaşmaya konu olmamakta ancak VUK md. 376 ve EK madde 1 düzenlemelerinde belirtilen koşulların sağlanması halinde %75’i indirilmekte sadece %25’i ödenmektedir. e-Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamasına dahil olmayan mükelleflerce düzenlenecek faturaların 1/1/2025 ila 31/12/2025 tarihleri arasında vergiler dahil toplam tutarının 3 Bin TL’yi aşması halinde, 1/1/2026 tarihinden itibaren ise tutarına bakılmaksızın e-Arşiv Fatura olarak düzenlenmesi zorunludur. Bu tutar 2024 yılında 5 Bin TL (vergi mükelleflerine düzenlenenler açısından 6.900 TL) olarak uygulanıyordu.
Türkiye'de Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), belirli tüketim mallarının satışı veya ithalatı üzerinden alınan bir vergidir. ÖTV'nin amacı, lüks ve yüksek değerli ürünlerin tüketimini kısıtlamak, vergi geliri elde etmek ve ekonomik politikaları desteklemektir. İşte Türkiye'de Özel Tüketim Vergisi hakkında bazı temel bilgiler:

1. Vergilendirilen Mallar: ÖTV, belirli tüketim mallarını kapsamaktadır. Bunlar arasında otomobiller, motosikletler, alkollü içkiler, tütün ürünleri, gazlı içecekler, elektronik eşyalar, cep telefonları, beyaz eşyalar, lüks tüketim ürünleri ve bazı enerji ürünleri yer almaktadır.
2. Vergilendirme Oranları: ÖTV'nin uygulanacağı ürünlere göre farklı vergilendirme oranları bulunmaktadır. Vergi oranları, ürünün türüne, motor gücüne, silindir hacmine, tüketim miktarına veya birim değerine göre değişebilir. Örneğin, otomobillerde motor hacmi, motor gücü ve emisyon değerleri vergilendirme oranlarını etkiler.
3. Vergi Matrahı: ÖTV, ürünün satış fiyatı veya ithalat bedeli üzerinden hesaplanır. Vergi matrahı, ürünün değeri üzerine eklenen vergidir. ÖTV ödeme yükümlülüğü genellikle üretici, ithalatçı veya satıcı tarafından yerine getirilir, ancak bu maliyet genellikle nihai tüketiciye yansır.
4. Özel Düzenlemeler ve Muafiyetler: Bazı durumlarda, belirli koşullar altında ÖTV'nin tamamı veya bir kısmı muafiyet veya indirim uygulamasıyla kaldırılabilir. Örneğin, özel sektördeki bazı faaliyetler, kamu hizmetlerinde kullanılan araçlar, engelli bireyler için alınan özel araçlar gibi durumlarda ÖTV istisnaları veya indirimleri uygulanabilir.
5. Vergi Beyanı ve Ödeme: ÖTV mükellefleri, satış veya ithalat sonucunda doğan vergi yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdür. Vergi beyanı ve ödeme süreleri, ürünlerin türüne ve miktarına göre değişebilir. Vergi beyannamesi ve ödeme işlemleri, Vergi Usul Kanunu ve Özel Tüketim Vergisi Kanunu hükümlerine uygun olarak yerine getirilir.
Özel Tüketim Vergisi, Türkiye'de vergi geliri elde etmek ve tüketim politikalarını düzenlemek amacıyla kullanılan bir vergi türüdür. Detaylı bilgilere Gelir İdaresi Başkanlığı'nın (GİB) resmi web sitesinden veya vergi danışmanınızdan başvurarak ulaşabilirsiniz.
Kısa çalışma ödeneği, bir ülkede ekonomik zorluklar veya istisnai durumlar nedeniyle işverenlerin çalışanlarının çalışma sürelerini geçici olarak azaltması veya işlerini tamamen durdurması durumunda, çalışanlara sağlanan bir sosyal güvenlik yardımıdır. Kısa çalışma ödeneği, çalışanların gelir kaybını bir miktar telafi etmeyi amaçlar. Kısa çalışma ödeneği genellikle devlet tarafından finanse edilir ve çalışanların sosyal güvenlik sistemine kayıtlı olmaları ve belli kriterleri karşılamaları durumunda talep edilebilir. Bu kriterler ülkeye göre farklılık gösterebilir, ancak genellikle aşağıdakileri içerir:

1. Geçici İş Süresi Azalışı: İşverenin, ekonomik nedenler veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki çalışma sürelerini geçici olarak azaltması veya işi tamamen durdurması gerekmektedir. Bu durumda, işveren kısa çalışma başvurusu yapabilir.
2. Sigorta Primlerinin Ödenmiş Olması: Çalışanların sigorta primlerinin zamanında ödenmiş olması ve ilgili sosyal güvenlik sistemine kayıtlı olmaları gerekmektedir.
3. Kısa Çalışma Planı: İşverenin kısa çalışma durumunda çalışanlara ödeme yapabilmesi için bir kısa çalışma planı sunması gerekmektedir. Bu plan, işverenin kısa çalışma süresini, çalışma saatlerini, ödeme miktarlarını ve diğer ilgili detayları belirtir.
4. Gelir Kaybının Belirlenmesi: Çalışanların kısa çalışma sürecindeki gelir kaybı, normal çalışma süresine kıyasla hesaplanır. Bu kaybın yüzdesi, kısa çalışma ödeneğinin miktarını belirler. Kısa çalışma ödeneği, çalışanlara belirli bir yüzde oranında gelir sağlar ve genellikle belirli bir süreyle sınırlıdır. Süre ve miktar ülkeye göre değişebilir ve yerel yasal düzenlemelere tabidir. Kısa çalışma ödeneği, ekonomik durgunluklar, doğal afetler, salgın hastalıklar gibi istisnai durumlar veya geçici iş süreçlerinde işverenler ve çalışanlar arasında ekonomik dengeyi korumak amacıyla devlet tarafından sunulan bir destektir.
Sermaye azaltımı, bir şirketin mevcut sermayesini azaltması veya hisse senetlerini geri alarak hisse senedi sayısını azaltmasıdır. Sermaye azaltımının vergilendirilmesi, ülkenin vergi mevzuatına ve uygulamalarına bağlı olarak değişebilir. Aşağıda genel bir açıklama sunulmuştur, ancak her ülkenin kendi vergi kanunlarına uygun olarak özel durumları vardır.

1. Geri Alınan Hisse Senetlerinin Vergilendirilmesi: Şirket geri alınan hisse senetlerini iptal etme veya imha etme durumunda, genellikle hisse senetlerinin nominal değeri üzerinden bir değerlemeye tabi tutulur. Bu değerleme sonucunda elde edilen kâr, vergiye tabi olabilir.
2. Sermaye Azaltımına İlişkin Gelirin Vergilendirilmesi: Sermaye azaltımı işlemi sırasında hisse senetlerinin nominal değerinden daha düşük bir bedelle geri alınması durumunda, aradaki fark kâr olarak kabul edilebilir ve vergilendirilebilir. Bu kâr, sermaye kazancı olarak değerlendirilebilir ve vergiye tabi tutulabilir.
3. Hisse Senedi Sahiplerinin Vergilendirilmesi: Sermaye azaltımı sırasında mevcut hisse senedi sahipleri, geri alınan hisse senetlerini satma veya sermaye azaltımına katılma seçeneğine sahip olabilir. Hisse senetlerinin satılması durumunda, elde edilen kazanç sermaye kazancı olarak vergilendirilebilir. Sermaye azaltımına katılma durumunda ise hisse senetlerinin nominal değeri üzerinden bir değerlendirme yapılabilir ve bu değerlendirme sonucunda elde edilen kâr, vergiye tabi olabilir. 4. Vergi Teşvikleri ve İstisnalar: Bazı ülkeler, sermaye azaltımını teşvik etmek veya şirketlerin finansal yapılarını düzenlemelerini desteklemek amacıyla vergi teşvikleri veya istisnalar sağlayabilir. Bu teşvikler ve istisnalar, sermaye azaltımının belirli koşullar altında vergiden muaf tutulmasını veya düşük bir vergi oranına tabi tutulmasını içerebilir. Sermaye azaltımının vergilendirilmesi konusunda daha spesifik bilgiler ve uygulamalar ülkeden ülkeye farklılık gösterir. Dolayısıyla, sermaye azaltımı işlemlerindeki vergilendirme düzenlemelerini anlamak için yerel vergi kanunlarına ve mevzuata başvurmanız ve vergi danışmanınızdan profesyonel destek almanız önemlidir.